Eticarette Niş Dönemi
Türkiye’de eticaret denince akla gelen ilk iki isim Hepsiburada ve GittiGidiyor oluyor şüphesiz. Bundan yıllar önce Amerika’da eticaret denince akla Amazon ve eBay‘in gelmesi gibi. Hepsiburada ve Gittigidiyor gibi lider eticaret sitelerin başarı hikayeleri birçok yatırımcıyı eticaret sektörüne yönlendiriyor ve bu Türkiye için çok sevindirici bir haber. Ancak birçok yatırımcı firma yabancı olduğu internet sektörüne girerken en başarılıları örnek alıp en büyük ve en başarılı olma hedefi ile yola çıkıyor. Bu da onlarca eticaret yatırımının piyasada başarısız olup kaybolmasına neden oluyor.
Henüz üniversiteyi yeni bitirmiş ve neredeyse hiçbir sermayesi olmayan genç bir arkadaş bana geçenlerde bir email atmış ve çok iddialı bir projesi olduğunu, Gittigidiyor’a rakip olacağını iddia etmiş. Tamam girişimcilik güzel birşey, proje üretmek güzel birşey, ancak bu email bundan 5-10 sene önce gelmiş olsaydı projesini uygulamasını tavsiye ederdim bu arkadaşa. Ama ne yazıkki o tren çoktan kaçtı.
Eticarete girmek istiyorum, sıfırdan bir dev eticaret sitesi yaratabilir miyim?
Çok büyük sermayeniz ve ekibiniz ya da hali hazırda olan sistemleri yenecek çok yaratıcı bir fikriniz yoksa Hepsiburada ya da Gittigidiyor gibi eticarette her türlü ürünü tüketiciye sunan büyük eticaret siteleri ile yarışmanız imkansız.
Peki eticarete yatırım yapmak için çok mu geç kaldım?
Kesinlikle hayır. Özellikle Türkiye’de Eticaret sektörü henüz emekleme aşamasında. Hepsiburada, Gittigidiyor, Yemeksepeti vs gibi kendi sektöründe öncü eticaret sitelerini ben yıllar önce Etiler, Nişantaşı, Bebek henüz tarla bahçe iken alınmış arsalara benzetiyorum. Bunların herbiri uzun vadeli (hatta kısa vadeli) çok güzel yatırımlar, ancak unutmayın ki birileri Etiler çok değerlendi, arsa kalmadı derken akıllı yatırımcılar o sırada Bakırköy, Ataköy vs gibi yerlerden arsa alıyordu. Yani eticarette Etiler, Nişantaşı’nın köşeleri kapılmış olsa da henüz çok fazla arsa var boş duran ve beni al beni al diye bağaran.
Öncelikle olayın bilimsel yanını (çok detaya girmeden) açıklayalım ve örneklerle daha sonra devam edelim.
Pareto Kanunu
İtalyan Ekonomist Vilfredo Pareto tarafından bulunmuş ve güncel hayatta 80-20 kuralı olarak bilinen bir prensip. Pareto kanununu ticarete yorumladığmızda bir şirketin sattığı ürünlerin %20’si (en çok satan %20) o şirketin karının %80′ine eşittir. Pareto bu kuralı bulurken İtalya’da o dönemde halkın en zengin %20’sinin bütün gelirin %80′ine sahip olduğunu gözlemlemiş ve böyle bir sonuca varmıştır. Bu 80′e 20 kuralı yıllardır ticarette kullanılan bir kuraldır.
Ancak bundan 4 yıl önce MIT’de yapılan bir araştırmada internette alışverişin hızla artması ile birlikte niş pazara olan talebin arttığı ve Pareto’nun 80-20 kuralının yavaş yavaş değiştiği ispatlanmıştır. Kullanılan örneklerden birisi Amazon.com’un 4 yıl önceki cirosunun %40′ını kitapçılarda bulunmayan herbiri az satılan niş kitapların oluşturduğudur. Daha sonra Wired Dergisi editörü Chris Anderson bu araştırmadan yola çıkarak eticarette Pareto’nun 80-20 kuralına karşılık Long Tail Teorisini (Uzun Kuyruk Teorisi: Az aranan, uzun kelimelerden oluşan, niş pazar anlamında) ortaya atmıştır.

Yukarıda hazırladığım grafiği incelersek mavi eğrinin (eticaret) daha uzun ve daha yüksek olduğu görülüyor. Yani eticarette normal ticarete göre niş ürünlerin popüleritesi ve rakamı/hacmi artmaktadır.
Peki Eticarette Başarılı Niş Projeleri Neler?
Özellikle Amerika’da eticarette niş gittikçe popülerliğini arttıran bir konu. Şu anda yüzlerce örneğe girebiliriz, ancak çok örnek verip kafa karıştırmak yerine bir örnek ile konuyu anlatmak daha uygun olur.
Eticarette niş olarak Amerika’da en başarılı firmalardan biri NetShops tartışmasız. NetShops bünyesinde 200′ün üzerinde niş eticaret sitesi bulunduran bir internet firması.
NetShops Hakkında
- 1999 yılında kuruldu
- 400′e yakın çalışanı var
- Top 500 eticaret firması listesinde Amerika’da 104. sırada
- 2006 yılında Amerika’nın en hızlı büyüyen 13. şirketi seçildi (sadece eticaret değil, bütün şirketler arasında)
- 200′ün üstünde niş eticaret sitesine sahip
- NetShops’ın hiçbir sitesi toplam cirosunun %5′inden fazlasını oluşturmuyor (çok önemli bir veri)
NetShops’ın sitelerinden birkaç örnek vermek gerekirse:
- ChildrensChairs.com Sadece çocuklar için sandalyeler ve koltuklar satan bir site.
- OnlyPajamas.com Sadece pijama satan bir site.
- OnlyGloves.com Evet yanlış duymadınız, sadece eldiven satan bir site.
Amerika’da geçen sene en büyük 500 eticaret sitesi listesini incelediğimizde bir önceki seneye göre daha çok niş sitenin bu listeye dahil olduğunu görüyoruz. Kısacası eticarette gelecek niş pazarlarda.
Doğru Niş Pazarı Nasıl Seçerim? Niş Pazar Araştırması
Niş pazar sonu neredeyse olmayan bir konudur. Ancak ciddi bir eticaret sitesi kurmayı düşünüyorum, bu anlatılanlar aklıma yattı, peki doğru niş pazarı nasıl seçerim sorusuna geldi sıra.
- İlk olarak araştırma yaptığınız niş pazarda ürün ya da ürün kategorisinin yıllık ticaret hacmini öğrenin. Çok niş olsun bir numara olayım mantığı ile kurbağa bacağı konservesi satan bir eticaret sitesi açabilirsiniz, ne güzel hiç rekabet yok ama yıllık Türkiye’de ne kadar kurbağa bacağı konservesi tüketiliyor biliyor musunuz?
- Çok iyi bir pazar araştırması yapın. Hali hazırda bu niş pazarda eticaret sitesi var mı? Var ise ayrıntılı inceleyin, bu sitelerden sipariş verin. Pazarda hali hazırda eticaret sitelerinin olması sizin başarılı bir site kurup zirveye çıkamayacağınız anlamına gelmez. Daha önce bahsettiğim Fiyat, Kalite ve Servis Denklemini inceleyin. Ancak bu niş pazar sizin yatırım gücünüzden daha fazla dolmuş ise daha alt bir niş pazara inin (tabi pazar payı değecek ise).
- Sevdiğiniz, ilgi alanınız olan bir niş pazar seçmeniz sizi daima öne çıkartır. İlginiz olmayan bir niş pazar seçerseniz ilk olarak bu pazarı iyice öğrenin. Örneğin sadece uçurtma satan bir site kurmaya karar verdiniz diyelim, elinizden geldiğince uçurtmalar ile ilgili bilgi edinin. Farklı uçurtmaları satın alın, uçurun, deneyin, ürünleri iyi tanıyın. Unutmayın ki niş pazarlarda bir numara olmanın kurallarından birisi o niş pazarda otorite olmaktan geçiyor.
- Yaratıcı olun, seçtiğiniz niş pazara katma değer katın. Normal ticarette hiç denenmemiş belki de çok basit bir fikir eticarette denenebilir. Örneğin bir marketten alışveriş yaparken size saatlerini ayırıp yemek tarifleri veren birisini oraya koymak çok büyük masraf iken internetin getirdiği avantajları kullanın. Eğer sadece yemek satan bir siteniz varsa, o yemeklerin tariflerinin videolarını ekleyin (çok basit ve yaratıcı bile olmayan bir fikir ama size çok fazla müşteri getirebilir). Daha yaratıcı olun ve yeni fikirler ile bu niş pazara katma değer katın.
- Yurtdışında hali hazırda bu pazarda olan örnekleri yakından inceleyin. Doğru yapılan noktaları Türkiye’ye uyarlayın, ancak unutmayın ki yöresel, kültürel vs birçok farklılıklardan dolayı yurtdışında tutan her yöntem Türkiye’de tutmayacaktır. Ama önünüzde bir yol haritası olması açısından yurtdışındaki başarılı niş eticaret sitelerini yakın takibe alın.
Eticarette doldurulmayı bekleyen birçok niş pazar girişimcileri bekliyor. Özellikle Türkiye gibi eticaret sektöründe yolun çok başında olan ülkeler için niş pazarlar birer altın madeni. Niş pazar araştırması ya da eticarette niş pazarlarla ilgili her türlü sorularınızı bu konu altında eklemeyi unutmayın.
Yaratıcı, bol kazançlı niş eticaret siteleri kurmanız dileği ile…
Popularity: 71% [?]

Comment by Erhan Erdogan on 14 April 2008:
Niş e-ticaret denince çok daha sosyal ortamlar hayal ediyorum nedense. Ortak noktası olan insanların alışveriş yaptıkları bir alan olmalı sonuç olarak.
En sevdiğim niş de solaklar için oluşturulan marketler. Eticaret’te de var tabii ki: http://www.anythingleft-handed.co.uk en güzel örneklerden.
Türkiye’de de çok başarılı olacaktır, niş ticaret siteleri; fakat niş olsun diye yapılacak işler değil; iş olsun diye yapılacak nişler olmalı : )
Mesela Türkiye’de laikler ve islamcılar için ayrı ayrı ticaret siteleri kurmak; apayrı bir niş olabilir
Ürün odaklı düşünmemek lazım nişi her zaman.
Comment by admin on 14 April 2008:
Erhan cok guzel bir noktaya deginmissin. Ozellikle social shopping ile ilgili ayrintili bir yazi hazirladigim icin bu yazida agirlikli olarak urune onem verdim ve urun sitelerinden bahsettim.
Yoksa niche kavrami senin de soyledigin gibi sadece urunu kapsayan bir kavram degil.
Her ne kadar Turkiye’de kutuplasma yaratacak herturlu projeye karsi olsam da bu verdigin ornegin cok benzerleri Amerika’da hem din hem de irk olarak kullaniliyor. Birkac ornek; zenciler icin dating siteleri, hristiyan gencleri bulusturan siteler, yahudi alisveris siteleri vs gibi.
Comment by Erhan Erdogan on 15 April 2008:
Kesinlikle bu uç örneklerin farkında olduğum için ben de bu kadar uç bir örnek verebilmiştim. İnsanları bir şekilde tüketime götürebilecekse hiç bir şekilde karşısında değilim bu tarz alternatif fikirlerin.
Ki Türkiye’de “biz kaç kişiyiz” soruları sorulup internet üzerinden içerik mobil içerik satılarak bu tarz niş ticaret yapılmaya zaten çoktandır başlandı
Dini-siyaseti araç olarak kullanan girişimcileri de destekliyorum, destekleyeceğim.:D Yeterki piyasaya hareket gelsin.
Comment by selim zaloğlu on 19 April 2008:
Selamlar
Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Ancak şöyle bir soru takılıyor aklıma; Türkiye’ de ticaret hacmi zaten Amerika’ ya göre çok küçük yani insanlar az kazanıyor az tüketiyor.(Büyük işletmelerde müşteri takılıp kalıyor) Böyle oluncada işte Niş alanlara kadar müşteri inmiyor. Yani normal hayatta kaç kişi niş dükkanları tercih ediyor. Artık ara sokaktaki dükkanları pek fazla kimse tercih etmiyor. Büyük kesim alışveriş yapacaksa alışveriş merkezlerini tercih ediyor. Marka bir ürüne gücü yetmesede kredi kartına taksit yaptırıyor. İndirim günlerini bekliyor. Son 7-8 yılıdır enflasyonun azalması ile büyük işletmeler küçüklerin pazarlarına girmeye başladı. Burada %80-%20 kuralı halen işliyor. Ancak e-ticaret hergeçen yıl artarak devam ediyor. Normal ticaretten nekadar farklı olacağını (sizin de grafikle belirtiğiniz gibi) bilemiyorum. Yorumlarsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
Comment by selim zaloğlu on 19 April 2008:
Birşey daha sormak istiyorum.
Netshops.com a girdim. Web sitesi büyük portallar gibi. Yani ne ararsan var şeklinde. Sitenin kendisi amazon.com dan farklı değil. Bu web sitesini amazon.com dan ayıran özellik nedir? (yada Türkiye ‘de hepsiburada.com)
Müşteriler şöyle bir yolmu izliyor:
netshops.com a gir-aradığın ürün grubunu bul(yada site içi arama motorundan arattır.)-ilgili web sitesine git-ürünü beğen-satın al
yoksa
google.com a veya yahoo.com a gir-aradığın ürünü yaz-sıralanan web sitelerine sırayla gir-beğen-satın al(burada netshops firmasının 200 tane web sitesinin google aramasında üst sıralardamıdır?)
yada ne şekilde olduğundan bahsedermisiniz?
Teşekkür ederim.
Comment by admin on 20 April 2008:
@selim: Verdiğin örnekler gayet güzel olmuş, benim de vurgulamak istediğim noktalardan birisi bu idi. Normal ticarette belirli bir niş pazarda örneğin mağaza açmak çok karlı olmayabilir, ancak aynı niş sektörde internette açılacak bir mağaza çok karlı bir projeye dönüşebilir. 80-20 kuralının internette bozulması da bundan dolayı.
Netshops örneğine gelince, netshops’ın ana sayfası bir portal gibi ancak netshops trafiğini bu 200′ün üzerindeki niş mağazalarından alıyor. Her bir spesifik niş konuda ayrı bir e-ticaret sitesi olmasının bazı avantajları:
1) Arama motorlarında öncelik, hem organik hem de PPC trafikte bu netshops’un niş mağazalarına çok öncelik veriyor. Google artık belirli nişlerde çok büyük sitelerden ziyade o niş üzerine fokus olmuş sitelere öncelik veriyor.
2) Müşteri için kolay alışveriş. Örneğin bir el arabası alacak kişi çok büyük bir alışveriş sitesine girip kaybolmaktansa handtrucks.com’a giriyor (netshops sitesi) ve aradığı ürünü birçok kategoride farklı opsiyonları ile inceleyerek çok daha rahat alışveriş yapma fırsatı buluyor. Bu tarz niş sitelerde conversion rate’lerin genel alışveriş sitelerine göre çok daha yüksek olduğu rakamlarla ispatlanmış bir gerçek. Bu nedenle daha spesifik (niş) siteler daha çok tercih ediliyor.
3) Rekabet gücü. Yeni başlayacak kişiler için eticarette rekabet edebilmek ve ayakta kalabilmek çok önemli. Bu nedenle niş siteler yeni oyunculara fırsat tanımış oluyor.
Umarım bu örnekler sorularına cevap vermiştir.
Comment by selim zaloğlu on 22 April 2008:
Daha önce okudum cevabınızı da yazı yazma fırsatı yeni bulabildim. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Bu konu hakkında daha detay soru sormak isterim eğer blogunuzun formatını bozmazsa?
Comment by admin on 22 April 2008:
Selim bu blogu yazmaktaki esas amacim bu sekilde fikir alisverisleri ve birbirimize destek olmak zaten. O nedenle her turlu sorunu lutfen hic cekinmeden sor, elimden geldigince cevaplamaya calisirim.
Comment by tasdemir on 24 April 2008:
Yazınız yine son derece güzel ancak şöyle bir ayrıntı aklıma geldi. Tamam büyük projeler hep önceden yapıldı kaymağını yiyende yedi ama şu anda internet devrindeyiz. En büyük alışveriş sitesi diye sadece hepsiburadadan alışveriş yapılmıyorki. Herkesin elinin altında internet olduğu için magaza magaza dolaşmaya gerek kalmadan birçok e-ticaret sitesini dolaşıp en uygununa bakıyorlar. Bu durumda başarılı olabilmek için bence çok fazla reklam yapılması fiyat avantajı sunulması ve insanlara güvenilir olduğunuzu ispatlamanız gerekmekte. Örnek olarak Gedikgross alışveriş sitesinin kurulmasının üzerinden kaç yıl geçti ama şu anda işlem hacmi çok iyi durumda. hepsiburada.com hiçbir fazlası yok belkide eksiği var. Ama başarılar.
Şunu demek isterimki eğer paranız varsa 10 yıl geç kalmış sayılmazsınız. Pazarlamanın başlangıcı reklam. Dogru bir reklam ve pazarlama stratejisi izlendikten sonra kesinlikle başarılı olunabilir bence.
Comment by selim zaloğlu on 26 April 2008:
Uzun araştırmalar sonucu Niş ürün yada alanımızı bulduk. Fiyat rakiplerin durumu stratejimiz vs. herşey tamam. Ancak nasıl bir e-ticaret sitemiz olmalı. 1) Altyapı nasıl olmalı? 2) Nasıl bir e-pazarlama yöntemi izlemek gerekir. Bu sorunun cevabı belki taşdemir arkadaşımızın görüşüne de ” Bu durumda başarılı olabilmek için bence çok fazla reklam yapılması fiyat avantajı sunulması ve insanlara güvenilir olduğunuzu ispatlamanız gerekmekte.” açıklık getirebilir.
1)Altyapı konusunda
Türkiye’de hazır paket satan hemen-al.com garantialışveriş.com medyasis.com gibi birçok firma var. Bu firmalar hem web sitenizi hazır kodları ile veriyorlar hemde barındırma (hosting) hizmeti veriyorlar. Arama motoru optimizasyonu (Seo) hizmeti verdiğini belirtenlerde var. Birde ayrıca siparişe göre yapan firmalar ve freelance çalışan web masterler var. Ben sizin Turkishcorner.com da kullandığınız volision.com altyapısını da inceledim demosunu indirdim. Türkiye’de bahsettiğim firmalardan çok daha gelişmiş olduğu kesin. Fiyat olarak da cazip geldi. Türkiye’den tercih edildiğinde problem olurmu(mesafe-internetin Türkiye’deki hızı telefon görüşmesi yapılacaksa dil problemi vs)
Siz neden volusion.com firmasını tercih ettiniz? Volusion.com dan hazır paket alıp üzerinde değişiklikleri firma olarak sizmi yapıyorsunuz yoksa sizin taleplerinize göre ilgili firma mı düzenleme yapıyor? Web siteniz kendi server larinızdamı barınıyor yoksa ilgili firmanın server ında mı? Ayrıca arama motorlarında üst sıradarda çıkmak ve orada tutunmak için firma seçiminin altyapı açısından etkisi nedir? Arama motoru optimizasyonu konusunu seçtiğimiz firmaya bırakmak doğru bir yöntem midir?
Bahsettiğim Türkiye’deki firmalardan birisi tercih edilmesi gerekiyorsa ilgili firmalardan ne istemeliyiz? hangi taleplerde bulunmalıyız? önceliklerimiz neler olmalı?
Yani kısaca siz altyapı için firma seçiminde nasıl bir yol izlediniz? Türkiye’de başlangıç ve sonrası için nasıl bir yol izlemek gerekir?
2)E-pazarlama konusunda
Siz firmanızın e-pazarlama faaliyetlerini volusion.com a mı bıraktınız? Arama motoru optimizasyonu yada daha kapsamlı e-pazarlama konusunda başka firmalar ile birlikte çalışıyormusunuz? Çalışıyor iseniz ne tür yöntemler izliyorsunuz ve gizli bilgi olmayacaksa firma isimlerini paylaşabilirmisiniz?
Ayrıca konferansınızdan hatırladığım kadarıyla yeni tanıştığım kişilere de web sitemi anlatıyorum(yüz yüze) dediniz? Ayrıca tanıtım için geleneksel anlamda pazarlama faaliyetleriniz varmı(fiziksel olarak)bahsedebilirmisiniz?
Yani kısaca pazarlama faaliyetlerinde nasıl bir yol izliyorsunuz?
Türkiye’de nasıl bir yol izlemek gerekir?
Ayrıca biraz konu dışında olacak ama
Sizce e-ticaret yapacaksak yazılım eğitimi almak gerekirmi kapsamı neler olmalı sizce? Ben İstanbul universitesi İşletme bölümü mezunuyum. E-ticaret ile ilgilenmekteyim. Amerika’da e-ticaret eğitimi ile ilgili tavsiye edebileceğiniz üniversite varmı?
Biraz uzun oldu
ama cevaplandırırsanız sevinirim. Bu konularda fikirlerinizi öğrenmek isterim.
Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
(Not: Konferansınıza vatani görevimde bulunduğumdan katılamadım. Birdaha konferans verecekmisiniz? Gelmeyi düşünüyormusunuz ?)
Comment by admin on 30 April 2008:
@tasdemir: Söylediklerin aslında benim söylediklerimle çok farklı değil. Ben hiçbir zaman yeni bir e-ticaret sitesi çıkar ve kategorisinde hepsiburada.com’a rakip olamaz demedim, ancak zorluklarından bahsettim. Birçok kişinin bunu yapmaya çalıştığını, halbuki niş sektörlere yönelerek çok daha küçük yatırımlarla çok daha hızlı ve başarılı projeler yapabileceklerini söylemek istedim.
@selim zaloğlu: Selim sorularının cevaplarını ayrıntılı olarak verirsem burada yazmaya yer yetmez. Ancak mümkün olduğunca ayrıntılı cevap vermeye çalışacağım.
1) Altyapı konusu: Burada ilk olarak karar verilmesi gereken nokta komple bir solution mu yoksa belli solutionları bir araya getirerek customized bir sistem mi kullanmak. Verdiğin firma örneği bizim sadece TurkishCorner’da shopping cart’ımız için kullandığımız bir solution. Ancak bunun yanısıra birçok farklı solution kullanıyoruz. Örneğin email newsletter için ayrı bir software kullanıyoruz, marketing için ayrı software’ler vs. Biz birçok software’in bulunduğu full custom bir sistem yaptık ve herşey inhouse, yani kendimiz yaptık.
Altyapıda satın alınacak bir software için iki opsiyon var. On-demand ya da on-premise. On-demand genelde aylık ödeme yaparak kullanılan ve hosted solutionlar oluyor ve on-premise dediğimiz solutionlar ise direk ücretini ödeyip satın alınan solutionlar. Ancak ikisinin de birçok avantajı ve dezavantajı var. Bununla ilgili ayrıntılı bir blog yazısı yazarım, çünkü önemli bir konu.
Ancak on-demand bir solution seçecekseniz kesinlikle Türkiye uyumlu olup olmadığını kontrol edin derim. Örneğin volusion ile Türkiye’de ve Türkçe bir site run etmeniz neredeyse imkansız.
2) E-pazarlama: Bu başlı başına farklı bir uzmanlık alanı artık. SEO (arama motoru optimizasyonu) internet pazarlamanın sadece bir parçası, daha birçok konusu var. İnternet pazarlama benim uzmanlık alanım ve biz bütün sitelerimiz için pazarlamamızı inhouse yapıyoruz, freelancerlar dışında hiçbir firma ile çalışmıyoruz. Ancak Amerika’da firma adı önerebilirim (ciddi bütçeli projeler için). Geleneksel anlamda pazarlama tabi ki yapıyoruz. İster kendi sitemiz isterse client sitesi olsun projeye göre geleneksel anlamda birçok pazarlama yöntemi uyguluyoruz.
3) E-ticaret için yazılımcı olmak şart mı? Kesinlikle hayır. E-ticaret için iyi bir işadamı ve yönetici olmak şart. Tabi ki yazılımdan hiç anlamıyorsanız ya tamamen hazır paket solutionlar ile yola çıkmak ya da yazılımcı bir ortak, çalışan ile başlamak daha avantajlı olur.
2007 yılında Türkiye’ye iki kez gelme fırsatım oldu. İstanbul Üniversitesi ve Genç Girişimciler Kulübünde konferanslar verdim. Genç Girişimciler Kulübü saolsunlar tekrar davet ettiler, onun dışında henüz bir davet olmadı. Ancak Türkiye’ye geliş programıma göre kesinleşmiş konferanslar olursa kesinlikle burdan haber veririm ve sizlerle tanışmak, yüzyüze fikir alışverişi yapmak beni mutlu eder.
Söylediğim gibi sorduğun soruların bazılarının cevapları çok ayrıntılı ve ayrı ayrı birer blog post hazırlayacağım hepsi için. Umarım şimdilik bu cevap yeterlidir.
Comment by MERT CAN on 7 May 2008:
SAYIN AHMET BEY SİZDEN RİCAM BU NİŞ SİTELEİNE NASIL KATILABİLİRİM BANA DETAYLI BİR AÇIKLAMA YAPARSANIZ MENUN OLURUM
BU NİŞ SİTELERİ SADECE TÜRKİY DEMİ YOKS A YABNCI DİLDEDEMİ YAYINLANCAK BU KONU ÇOK İLGİMİ ÇEKTİ YAZARSANIN ÇOK MEMNUN OLURUM LÜTFEN YARDIMCI OLURSANIN MEMNUN OLURUM SAYGILAR .
Pingback by Pazarlama ve e-ticaret üzerine bir blog. | Blogbilgi alpha on 9 May 2008:
[…] E-ticarette niş dönemi […]