Marka Yaratırken Fiyat, Kalite ve Servis Denklemi
Bir marka düşünün ki en kaliteli ürünü en uygun fiyata sunarken bunun yanısıra mükemmel bir müşteri hizmetleri var. Hepimizin hayallerini süsleyen bir marka ancak üç kriterde de en iyi olabilir. Ne yazık ki rekabetin yüksek olduğu sektörlerde böyle bir markanın olması imkansızdır. Birkaç örnekle başlayalım;
Mercedes: Otomotiv sektöründe tartışmasız başarılı bir marka. Çok kaliteli, mükemmel servis sunuyor, ancak fiyatları oldukça yüksek.
Dell: Bilgisayar sektöründe öncü bir marka. JIT (Just in Time) stok yönetimi ve üretim sistemleri ile bilgisayar sektöründe yeni bir çağ açtı. Çok uygun fiyata, gayet kaliteli ürünler, ancak berbat bir müşteri hizmetleri. Konuyla tamamen ilgisiz Hindistan’dan operatörlerin yönettiği/yönetmeye çalıştığı bir müşteri hizmetleri ağı.
Walmart: Süpermarket zincirleri arasında dünyada bir numara. Fiyatları çok uygun, servisi çok iyi (Amerika’nın en ücra kasabalarına bile ulaşıyor ve iade garantisi var), ancak ürünlerin kaliteleri tartışılır.
Bunlar sadece üç farklı sektörden örnekler. Fiyat, kalite ve servis üçlü denkleminde Mercedes fiyatta, Dell serviste ve Walmart da kalitede kaybediyor, ancak üçü de kendi sektörlerinde öncü markalar.
Marka Yaratırken Üçün İkisi Kuralı
Eğer yeni bir marka yaratmak için kolları sıvamış iseniz size ilk tavsiyem elinizdeki imkanları (kapital, insan gücü, vs) tek tek çıkarttıktan sonra üçlü denklemde bir maddeyi dışarda bırakmaktır. En ucuza, en kaliteli ve en iyi servisi verme sevdası yerine realistik olup bu üç maddenin ikisini en iyi yapmaya bakın derim. Çünkü üç maddeden ikisini en iyi yapmak ürününüzü bir marka yapacaktır. Tabi ki doğru markayı yaratmak için üçün ikisi kuralı yeterli değildir, ancak azami kuraldır.
Popularity: 22% [?]
