Türkiye’de Başarılı Olacak Bir İnternet İş Modeli
Gerek email ile bana yönlendirilen sorularda gerekse Türkiye’de internet girişimi yapmak isteyen birçok arkadaşımın sorularında ortak bir nokta var.
Birçok kişi günlük işleri ya da eğitimleri dışında çok vakit ve para harcamadan internetten bir iş modeli yaratarak ek gelir sağlamak istiyorlar. Bu çok anlaşılır bir yaklaşım. Ancak sakin kafa ile oturup düşünmeye ve bu tarz bir sorunun cevabını bulmaya fırsat bulamadım uzun zamandır.
Geçenlerde yine bu şekilde bir email aldım. Gönderen arkadaş bir üniversite öğrencisi idi ve anladığım kadarı ile gerçekten bir ek gelire ihtiyacı vardı. Bana attığı emailda ayda $100 dahi ek gelir yaratabilirse bunun onun için ne kadar önemli olacağını anlatıyordu ve bir anda aklımda yüzlerce fikir oluşuverdi.
İnternette para kazanmak için birşeyler yapmaya yeni başlayan birisi için ufak rakamların bile ne kadar önemli ve teşvik edici olabileceği kendi tecrübelerimle aklıma geldi. Bu yazı ile birlikte hiçbiri süper yaratıcılık ya da büyük yatırım gerektirmeyen, ancak doğru uygulandığı zaman internetten para kazanmanızı sağlayacak iş fikirlerini sizlere sunmaya karar verdim.
İnternette Başarılı Olmak İçin Önemli Bir Nokta; Küçük Düşünmek
Daha önce yazdığım internetten para kazanmak için 10 altın kural yazımda 8. madde olarak “Küçük Düşünmek” demiştim. Özellikle yeni başlayanlar için bunun ne kadar önemli olduğunu anlatamam sizlere. Bazen birçok proje fikir aşamasında rafa kaldırılır, bunun en büyük nedeni de gerektiğinden fazla büyük düşünülmesi ve ayrıntılarda kaybolup gidilmesidir.
Şimdi küçük düşünerek neredeyse sıfır yatırım ve tecrübe ile internetten para kazanabileceğiniz iş modellerinden ilkini paylaşmaya geldi sıra. Eğer zaten büyük projelere imza atıp internetten iyi para kazanan tecrübeli birisi iseniz “e ne var ki bu fikirde, bize bilmediğimiz birşeyler anlat” tarzı yorumlarla yeni başlayanların şevkini kırmamanızı rica ediyorum. Bazen çok basit ve küçük düşünülerek oluşturulan iş modelleri çok büyük başarı ve beraberinde para getirebilir.
Herneyse, lafı fazla uzatmadan ilk iş modelimizle başlayalım.
İngilizce Siteleri Türkçe’ye Çevirerek İnternette Bir İş Modeli Oluşturma
İnternette Türkçe kaynak eksikliğinin çok büyük bir sorun olduğunu herkes biliyor. Bunun üzerinde bile durmaya gerek yok.
Bu tarz bir iş modeli için çok ileri seviyede İngilizce bilgisine ihtiyacınız yok. Okuduğunuzu genel olarak anlamanız yeterli. Türkçe bir siteyi İngilizce’ye çevirmek için tabi ki ileri derecede İngilizce bilgisine ihtiyaç duyabilirsiniz ancak İngilizce okuduğunu anlayan birisi bir de sözlük yardımı ile çok rahat Türkçe çeviri yapabilir.
Önemli olan yüzbinlerce İngilizce site arasından Türkiye’de de ziyaret edileceğini düşündüğünüz bir site seçmek ve ilk olarak Türk sitelerini araştırmak. Bu tarz bir site var mı? Varsa neler yapıyorlar gibi soruları kendinize sorun ve iyi bir pazar araştırması ve rakip analizi ile işe başlayın.
Emin olun İngilizce’de çok fazla rekabet olan birçok nişte Türkiye’de hiçbir rekabet yok. Gelir modeline çok odaklanmayın. Ziyaretçi çeken ve ziyaretçilerinin tekrar gelmek isteyecekleri bir websitesi her zaman para kazanır.
Hiç mi İngilizceniz yok? Eminim çevrenizde İngilizce bilen bir arkadaşınız vardır. Çok basit bir wordpress kurulumu ile bu işe ilk adım atabilirsiniz.
Türkiye’de eminim birçok yabancı sitenin içeriğini çevirerek içerik üreten başarılı siteler var ve sizin de bunu yapmamanız için bahane üretmek dışında bir sebebiniz yok.
Küçük Düşünerek Başlayın, Büyük Düşünerek Kazanın
İnternette henüz hiç para kazanmamış ve bir arayış içinde olan yüzlerce belki de binlerce bu yazıyı okuyacak ve emin olun %99′u okuduktan sonra hiçbirşey yapmadan hayatına devam edecek.
Bu girişimciliğin çok önemli bir kuralı. Çoğunluk daima fikir aşamasında kalır ve uygulamaya geçmez. Eğer siz uygulamaya geçenlerdenseniz zaten %1′lik dilimdesiniz.
Peki küçük düşünerek, basit bir fikirle başlanan bir iş modeli büyük düşünerek nasıl büyük başarılara ulaşır?
Ben size kendimden örnek vereyim isterseniz. İlk adım küçük düşünüp hemen uygulamaya geçmek. Ben olsam hemen bir konu bulur, pazar araştırmamı, rakip analizimi yaptıktan sonra hemen uygulamaya geçerdim ve ilk sitemi yapardım. Kısa ve orta vadeli hedeflerimi mutlaka koyardım. Örneğin günde 2 çeviri yazı düzenli ekleyeceğim gibi. Ya da o işte tecrübeli isem rakamsal hedefler koyardım.
İlk site başarılı olup para kazandırmaya başladıktan sonra olay büyük düşünmekte. Birçok girişimci bu noktada tıkanıp kalır. Bir ileri noktaya ilerleyemez.
Ben olsam ilk sitede hedeflerimi gerçekleştirdikten sonra bunu nasıl bir websitesi networkü haline getirebilirim diye düşünürdüm.
Bu tarz projelerde başarının sırrı Scalabilitiy & Automation. Scalabilitiy Türkçesine baktım, ölçeklenebilirlik diyor ama İngilizce bu anlamda kullanmıyorum ben. Tam Türkçesini şu anda oturtamadım. Yani başarılı bir modeli alıp farklı nişlerde uygulayarak o havuzu büyütmek diyebiliriz. Automation ise tabi ki otomasyon. Başarı ve büyüme için otomasyon kaçınılmaz bir ihtiyaç.
Her 1000 kişiden 990′ı fikri o ya da bu nedenle uygulama noktasına geçiremedi. Uygulamaya geçiren 10 kişiden ancak birkaç tanesi düzenli çalıştı, çeviriler yaptı ve belirli bir gelir seviyesine ulaştı. O bir iki kişiden biri sizseniz bir sonraki noktaya büyük düşünerek geçebilirsiniz. Ve emin olun internet dahil birçok sektörde işte bu yüzden 1000 kişiden ya birisi ya da hiçbiri gerçekten büyük başarıya ulaşamaz.
1000 kişiden birisi olabilmek için ilk sitede hedefinizi belirleyin. Çok çalışın, hedefinizi tutturun. Daha sonra bu iş modelini nasıl otomasyona geçirip büyütebilirim diye düşünerek planınızı yapın ve harekete geçin.
Belki ayda $100 bir siteden kazanmak çok komik bir rakam olabilir. Ama eğer bunu başardıysanız aslında en zor işi zaten başarmışsınız. Şimdi aynı iş modelini nasıl 100 siteye uygulayabilirsiniz bunu düşünmeniz gerekir. Belki de 1000 siteye. Bunun da sırrı büyük düşünerek bir sonraki noktaya ulaşmak.
İşte size neredeyse hiçbir yatırım yapmadan, orta seviye İngilizce bilerek hemen uygulamaya geçireceğiniz bir iş fikri.
Şimdi başarıdan önce size düşen bu yazıyı okuyup hiçbir zaman uygulamaya geçmeyecek %99′luk dilime mi yoksa hemen uygulamaya geçecek %1′lik dilime mi gireceğinize karar vermek.
Popularity: 10% [?]
Bu yazıyı paylaşın:
Comment by
İhsan on 11 March 2010:
Benzer bir modeli 2 yıl önce akıl etmiştim. Garip bi şekilde Google sitemi sevmemişti. Google sevmeyince ölmüşlerdi tabii..
Comment by
Ahmet Kirtok - Kirtok.com on 11 March 2010:
İhsan, Google sitemi sevmemişti derken sanırım istediğin organik trafik rakamlarına ulaşamadın. Bu modelde içerik, kişinin kendi yaptığı çeviri olduğu için 100% unique içerik oluyor. Yani kopyalama yok. Bir de çok basit SEO kuralları takip edilirse gerek google gerekse diğer arama motorlarından organik trafik gelmemesi için hiçbir neden yok.
Comment by
İhsan on 11 March 2010:
Abi aslında benim modelim şöyleydi; internette olmayan İngilizce içeriklerle siteler açmıştım. Ücretli e-Book’lardan içerik ekletmiştim. Ama nedense olmadı, Google doğru dürüst ziyaretci yollamadı.. 2 yıla yakın besledim, ekmeğini suyunu verdim sitelerin, en sonunda bi sinirle db’leri bile temizlemiştim
Comment by
Ahmet Kirtok - Kirtok.com on 11 March 2010:
İhsan senin uyguladığın benim yazdığımdan farklı bir iş modeli.
Comment by
İhsan on 11 March 2010:
Benzer demiştim
İçeriğin unique olması açısından..
Comment by
Yasin Tekin on 11 March 2010:
Bahsettiğiniz yöntemle çalışan bir sitem var. Henüz emekleme döneminde ancak vakit darlığından pek ilgilenemiyorum. Ona rağmen hiti her geçen gün artıyor. İçeriği artırırsam oldukça güzel sonuçlar alabilirim. Yani anlattığınız model gerçekten işe yarıyor. Tecrübe ile sabittir.
Comment by ertuğrul on 1 October 2009:
Amaç salt para kazanmaksa buradanda (getafreelancer.com) iş alabilirsiniz. Her seviyeye göre iş var ,işinizi temizde yaparsanız çokda güzel para kazanırsınız.
Comment by Turgay on 8 October 2009:
Geçenlerde bir yarışma programında iki yarışmacı yarışıyordu.
Biri şöför(Sunucu oradan geçenlerin tiplerine bakarak yarışmacı ararken, arkadaşını bekleyen Abi ben yarışayım diye atıldı.) diğeri galiba iki ünv. bitirmiş iş-siz bir arkadaş. Uzatmayayım.
Şöför abimiz konu olarak beşiktaşı seçti. Diğeri neyi seçti aklımda değil
Kazanan “fanatikler ülkesi”* Türkiye’de beşiktaşı seçen abimiz.
Yazınızdan değil ama konuya vesile olanlardan anladığım kadarıyla İnsanımız küçük düşünmek-başlamak için bile çok büyük cesaret arıyor.
Çünkü %99′luk kısım az bir cesaretle konuya örnek olacak %1′lik içine girecek büyük cesareti bulamayacak.
*Küçük Düşünerek Başlayın, Büyük Düşünerek Kazanın”
Fakat o abimiz işim var gitmeliyim diye devam etmedi.
Comment by Merkan on 13 November 2009:
Merhaba,
Malesef iletişim konusunu hep ikinci plana attığımız için iyi iş fikirleri, ürün veya hizmet hedef kitle ile buluşturulamadığı zaman gelişip güçlenemiyor. Aslında arama motorlarından, video paylaşım sitelerine ve sosyal ağlara kadar birçok mecrayı, hedef kitleye ulaşacak şekilde ücretsiz olarak verimli şekilde kullanmak mümkün. Ben de yazınıza bu konuda bir açılım ile destek vermek istedim.
Öncelikle basit de olsa projeyi / siteyi hayata geçirmek ilk adım olmalı. Blog’umdaki şu yazımda http://interneticaret.blogspot.com/2009/06/web-sitesi-olcumleme-web-analytics.html kısaca anlattığım araçlardan yararlanarak sağlıklı bir analiz altyapısı kurarak işe başlamak çok önemli. Sonrasında Web Yöneticisi araçları ile arama motorlarına sitenin tanıtılması; web kamerası ile çekilebilecek basit ama etkili videoların paylaşım sitelerine yüklenmesi; sosyal ağlarda ilgili grupların kurulması ve durum güncellemeleri ile mikro mesajlarda projeden bahsedilerek farkındalık yaratılması maliyetsiz tanıtım yöntemleri olacaktır. Bu iletişim sonrasında siteye gelen ziyaretçilerin analizlerinin doğru yapılması ile bunlar üzerinden sitede yapılacak iyileştirmeler, projenin ağızdan ağıza yayılarak sağlıklı bir kitle tarafından takip edilmesini kolaylaştıracaktır.
Comment by Davut Mete on 17 November 2009:
“İngilizce Siteleri Türkçe’ye Çevirerek İnternette Bir İş Modeli Oluşturma”
“Türkiye’de eminim birçok yabancı sitenin içeriğini çevirerek içerik üreten başarılı siteler var ve sizin de bunu yapmamanız için bahane üretmek dışında bir sebebiniz yok.”
demişsiniz, ancak belki telif hakları, ahlaki sorumluluk vs. gibi konular bahane üretmekten daha büyük sebepler olabilir. Bir içeriğin İngilizce veya başka herhangi bir dilde olması, o içeriği alıp da çevirip yayınlama hakkını bize nasıl verir anlamadım. Yazınızın hiç bir yerinde orjinal içerik sahibinden izin gibi bir konu da geçmediğine göre, anladığım kadarıyla siz işin sadece para kazanma kısmına kafanızı yormuşsunuz, ahlaki kısmına değil.
Comment by feridun on 17 November 2009:
Evet bir konuda haklısınız sn Kırtok internetden para kazanmak aslında oldukça zor bir uğraş, herşeyden önce bilgisayarla ilgili birçok konuyu bilmek gerekiyor (html,php,visual basic,c++,css,rss, internet güvenliği,seo,sem,adwords,adsense vs vs vs and much more..)
hal böyle olunca normal olarak bu işe dalanların oranıda ancak % 1 ler de kalıyor.Ben yaklaşık olarak 6 aydır bu konu üzerinde çalışıyorum ama şu ana kadar herhangi bir başarıya ulaşamadım ,tek kazandığım 177$ onuda bir clickbank ürününden 4 gün içinde kazandım, ama sonradan yaptığım birçok test satışlarında bu kazandığımıda reklamlara harcadım ve garip bir şekilde tek bir satış bile yapamadım ,ingilizce sitelerden yaptığım araştırmalardan öğrendiğime göre bu tür adwords satışlarında maalesef başarıya ulaşmak nerdeyse imkansız çünkü birçok kurnaz affiliate ve satıcı ortalıkda serbestçe uçuşan bu kodlarla istedikleri gibi oynayabiliyor,sonuçta bu üç kağıtları yapanlar bile oldukça fazla bir bilgi birikimine sahipler.İnternet de hiç kimse birbirini tanımıyor işte bu yüzden en önemli konu güvenlik ve güvenlik ,sadece internet güvenliği konusu bile başlı başına bir iş ufacık bir kod parçası bazan tüm emeklerinizin heba olması anlamına geliyor
işte bu nedenlerle bu işe cesaretle atılacak insan sayısı az oluyor ,bir yazınızda “öğrenmek için elinizin altında internet gibi kıymetli bir hazine var” demiştiniz ,evet var ama hangi sistemle ve nasıl öğrenecek yada nerden başlıyacak,bunları bilmeden birçok kişi bu işe kendi kendine başlıyor(büyük bir hevesle) sonra işin zorluğunu anlayınca bırakıyor, sizin bu konuda bir uzman olarak internetden ticaret konusunda biz acemilere daha sistematik yöntemler sunmanızı diliyorum